Anti-Aging

Anti-aging denilince,

Yaşımızla birlikte cildimiz de yaş almakta, bu kaçınılmaz bir durum. Ancak bazı kişilerde genetik ve çevresel faktörler, sigara, ilaç kullanımları gibi nedenler takvim yaşımızdan çok daha ileri yaşta görünmemize neden olabilmekte. Bu gibi sebeplerin vermiş olduğu zararları en aza indirmek için cildimizin ek desteklere ihtiyacı olduğunu unutmamamız gerekiyor. Peki, nedir bu destekler?

  • Beslenme alışkanlıklarımızı düzenlemek
  • Açık havada yapılan spor ve yürüyüşlerle bol oksijen almak ve metabolizmamızın hızlanmasını sağlamak
  • Eksik vitamin ve mineral takviyesi
  • Düzenli uyku

Bu saydığımız unsurların yanında cildimiz de yaşa bağlı olmayan mimiklerimizle oluşan çizgilerimizin yerleşmesini durdurmamız gerekiyor. Çünkü bu çizgiler özellikle kuru cilde sahip kişilerde zamanla daha da derinleşerek takvim yaşımızdan çok daha ileri görünmemize neden oluyor.

Aynı şekilde bazı açık ten ve göz rengine sahip kişilerin ciltlerinde güneşten kaynaklanan lekelenmeler -ki bu lekeleri yok etmek bazen imkânsız olduğu gibi- yok edilse de tekrarlama riski yüksek olabiliyor.

İlişkilerin ilk vurgusu olan yüzümüzün tazeliği, diriliği ve olduğumuz yaştan daha ileri olmayan ifadelerimizi sağlamak için mimik çizgilerin derinleşmesini önlemek, cildi bol nemlendirmek ve güneşin lekelerinin oluşmasını önlemekle başlayabilirsiniz.

Bu bağlamda anti-aging (Yaşlanma karşıtı ) konseptini sadece ileri yaşlarda cilt deformasyonu gerçekleştikten sonra başvurulması gereken ürünler ya da uygulamalardan ziyade; alacağımız önlemlerle bedensel ve ruhsal bir bütünlük içinde yüzümüzde ve vücudumuzda oluşacak deformasyonlara izin vermemek olarak düşünmemiz gerekir.